Uzak bir köyde, bacağı aksayan bir Can varmış. Can, bacağı aksadığı için okula gitmekten çok utanıyormuş. Okula gittiğinde de arkadaşları kendisiyle çok dalga geçiyormuş. Can’ın ayağının aksadığını gören çocuklar ona gülermiş. Çocuklar böyle söyledikçe Can kendini çok kötü hissetmeye başlamış. Can okuldan eve geldiğinde suratı oldukça asıkmış.
Anacığı Can’a en sevdiği yemekleri hazırlamış. Küçük çocuk bu yemekleri gördüğünde aslında çok mutlu olurmuş. Bu sefer hiç mutlu değilmiş. Anacığı Can’a ne olduğunu sormuş. Can ilk önce geçiştirse de annesi ısrar ettiğinde mecburen anlatmaya başlamış. Ayağının aksaklığından dolayı artık okula gitmek istemediğini anlatmış annesine. Arkadaşlarının kendisiyle dalga geçtiğini söylemiş.
Annesi önce çok üzülmüş ama sonra Can’ı cesaretlendirmeye karar vermiş. Aksak bir uzva sahip olmanın bir eksiklik olmadığını Can’ın zihnine yavaş yavaş kazımış. Can annesiyle konuştukça kendine olan güveni artmaya başlamış. Okula gittiğinde ona bakıp gülenlere karşı o da gülüyormuş artık. Kendini aksak ayağıyla hiç eksik hissetmiyormuş. Hatta tek ayağıyla top oynamaya başlamış küçük Can.
Can böyle hareketli günler geçirdikçe arkadaşları artık onunla dalga geçmemeye başlamış. O kendine daha fazla güvendikçe ayağının aksaklığı görülmemeye başlamış. Bu da Can’ın daha fazla mutlu olmasını sağlamış. Böyle günler geçerken ülkenin kralı bir yarışma düzenlemiş. Tek ayak üstünde koşma yarışmasında birinci olan 3 altın alacakmış.
Can bu yarışmaya katılmak istediğini annesine anlatmış. Annesi önce çok tedirgin olmuş. Can bunu istediği için itiraz etmemiş. Yarışma günü geldiğinde herkes çok heyecanlıymış. Yarışma alanına giderken Can ve annesi de oldukça heyecanlıymış. Yarışma alanına geldiklerinde herkesle selamlaşmışlar. Can, bu yarışmayı kazanmak istiyormuş. Yarışma zamanı geldiğinde herkes sıraya dizilmiş.
Kralın yaveri düdüğünü çalmış ve yarışma başlamış. Can, bol bol top oynamasından ve okulda koşmaya çalışmasından dolayı bu konuda kendini çok geliştirmiş. Yarışmayı önde götüren Can’a herkes imrenerek bakmış. Can yarışmayı birinci bitirmiş. Bunun nasıl olduğuna neredeyse hiç kimse inanamamış. Can azmi ve inancı sayesinde bu yarışmanın galibiymiş. Kralın verdiği üç altından sonra artık her şeyi yapabilecek güçte olduğunu biliyormuş.